saffetozturk
25 Takipçi | 1 Takip
21 09 2011

Av Kültürü

      Av kültürü deyince, ulusal ve uluslararası avcılık eylemine ilişkin çeşitli kültür oluşumlarının birikimi ve gelecek kuşaklara aktarımı akla gelmektedir. Avlanma eylemi ilk insanın gereksinmelerini karşılamasından başlayarak tarihsel süreç içinde kendi kültürünü oluşturmuştur. Mağara insanının duvar resimlerinden başlayarak eski Türk yazıtlarına, Hitit takılarından Antik çağ efsanelerine, Roma heykellerinden mermer kabartma ve lahit süslemelerine, Bizans mozaiklerine, Selçukluların ilk avcılık kitabından Osmanlı ve İran minyatürlerine, Rönesans ve sonrası pek çok ünlü ressamın tablolarına ve yazarların öykülerine bu kültürel birikimler yansımıştır.     

      Avcılık, insanlık tarihinin büyük bir bölümünü oluşturmuştur. Avcılıkta amaç; yaban hayvanlarının yaşama ve soyunu sürdürmesini sağlamak, yaşama alanlarının daralmaması için gereken çabayı göstermek olmalıdır. Avcı; gerektiği kadar avlanmalı, fazlasından ve abartıdan uzak durmasını bilmelidir. Çevreye ve doğaya saygılı olmalıdır. Yaşadığımız coğrafyada yaşayan tüm hayvanların yaşamlarını kolaylaştırmayı kendisine amaç edinmelidir.    

      Avcılar; av hayvanını kendisine eşit kılmak için değil, üstünlüğünün fazlasını gidermeye çalışmak için yapmalıdır. Her zaman doğada yaşayan hayvanların üremesine çoğalmasına ve türlerini devam etmesine olanak sağlamalıdır. Avcılıkta önceliğin öldürmek fiili değil, gereksinim olduğu bilinmeli ve gerektiğinden fazla av yapılmamalıdır. İnsan avlanmada doğayı taklit etmeli ve doğanın dengesini bozmamalıdır. Avcıların yaşam tarzları ve sosyal etkinlikleri, yaygın yarar ve plana bağlılık gibi değerlerle sınırlandırılmalıdır.     

       Şimdi diyeceksiniz ki! Bütün bunları niye yazdın. Bütün bunları şunun için yazdım. Mut ilçesi kendisini çevreleyen dağları, tepeleri ve yaylaları ile avlanmaya çok müsaittir. Yine İlçemizde can bulan ve Silifke’de Akdeniz’le buluşan Göksu ırmağında oldukça avlanmaya elverişlidir. Avlanma olanağının çok fazla olmasındandır ki, bir o kadarda avcı vardır. Bu kadar çok avcı olmasına rağmen avlanma kültürü tam olarak oluşmamıştır.     

      Avcıların birçoğu gereksinimi kadar değil, avlayabildiği kadar av yapmaktadırlar. Buda ilçemizde yaşayan av hayvanlarının azalmasına neden olmaktadır. Geçmiş yıllarda yaylalara çıkarken yolda bir anda karşımıza çıkan tavşanlar, yol kenarında sesini duyduğumuz ya da sürü halinde gördüğümüz keklikler yok oldu, denecek kadar kayboldular. Yine aynı şekilde Göksu ırmağında bol miktarda bulunan balıklar azalmaya başladılar. Nasıl azalmasın ki; hafta içi yâda hafta sonu hiç fark etmez, ne zaman Göksu ırmağı kıyısına varırsanız varın çok sayıda avcıyı ırmak kenarında görürsünüz. Irmak ne desin, bu kadar avcıya balık yetiştiremez duruma düşmüş. Abartılı olmasın ama bu hayvanlara katliam yapıldığını düşünüyorum.

     İlçemizde, bilinçsiz ve kaçak avlanma sonucu av hayvanları azalmış durumdadır. Az sayıda hayvanında üremesi ve çoğalması da sınırlı sayıda olabilmektedir. Aslında kaçak avlanmayı önlemek için kontroller çok sık yapılsa da, av kültürü oluşmamış bir toplumda kaçak avlanmanın maalesef önüne geçilememektedir. Bazı tür hayvanların azalması doğanın dengesini de bozmaktadır.İlçemizde o eski günlerde bol miktarda bulunan bazı tür hayvanlarının yeniden var olabilmesi için, bir ya da iki yıl süreyle avlanmayı kesinlikle yasaklanmak ve hayvanların rahatça üremesini sağlanmak gerektiğine inanıyorum. Bırakalım doğa kendi kendine dengesini yeniden oluştursun. 

Görmek istediğimiz görüntü

 

 

259
0
0
Yorum Yaz