saffetozturk
25 Takipçi | 1 Takip
28 09 2007

Karacaoğlan'dan Sizin İçin Seçtiklerim.

-1- Bugün çay bulandı yarın durulmaz Yol ver dağlar ben sılama varayım Karlı dağlar varayım Zalım dağlar varayım Muhabbetli yardan gönül ayrılmaz Yol ver dağlar ben sılama varayım Karlı dağlar varayım Zalım dağlar varayım Gurbet elde efkarım var zarım var Sılada bekleyen nazlı yarim var Bizi ayırana intizarım var Karlı dağlar yaz gele Zalım dağlar tez gele Bizi ayırana intizarım var Oy dağlar Yol ver dağlar ben sılama gideyim Karlı dağlar gideyim Zalım dağlar gideyim Ezeli de Karacaoğlan ezeli Döküldü bağların gülü gazeli Gurbet elde ben nideyim güzeli Karlı dağlar güzeli Zalım dağlar güzeli Gurbet elde ben neyleyim güzeli Oy dağlar Yol ver dağlar ben sılama gideyim Karlı dağlar gideyim Zalım dağlar gideyim                           -2- Güzel Ne Güzel Olmuşsun, Görülmeyi Görülmeyi, Siyah Zülfün Halkalanmış Örülmeyi Örülmeyi. Mendilim Yuğdum Arıttım, Gülün Dalında Kuruttum, Adin Ne İdi Unuttum. Sorulmayı Sorulmayı. Seğirttim Ardından Yettim, Eğildim Yüzünden Öptüm, Adın Bilirdim Unuttum. Çağırmayı Çağırmayı. Benim Yarim Bana Küsmüş, Zülfünü Gerdana Dökmüş, Muhabbeti Benden Kesmiş. Sevilmeyi Sevilmeyi. Çağır Karacaoğlan Çağır, Taş Düştüğü Yerde Ağır, Yiğit Sevdiğinden Soğur. Sarılmayı Sarılmayı      -3- Madem Dilber Meylin Yoğidi Bende, Ezelinden İkrar Vermeye-Yidin. Muhabbettir Güzelliğin Nişanı, Uğrun Uğrun Bakıp Gülmeye-Yidin. Siyah Saçlarını Eylersin Perde, Beni Sen Uğrattın Bu Zalim Derde, Ben Kendi Halimde Gezdiğim Yerde, Çağırıp Yadig&aci... Devamı

14 11 2006

Karacaoğlan ve Karakız

            Dünyaca bilinen ünlü ozan Karacaoğlan'ın mezarı Karacaoğlan (Çukur) köyü ile Dere köyü arasındaki bir tepe üzerindedir. 17. yüzyılda yaşamış büyük halk ozanı Karacaoğlan'ın hayatı ile ilgili kesin bir bilgi yoktur. Mut yöresinde  Karacaoğlan'la ilgili şu efsane kuşaktan kuşağa anlatılır.  Karacaoğlan sevdiği Karakız'ı babasından istemiş; Verilmeyince çok üzülmüş, sazı ile gurbet ellere düşmüş. Çok yerler dolaşmış, türküler söylemiş. Karakız da aşkını içine gömüp evlenmiş. Karacaoğlan ihtiyarlayınca Karakız'ın obasına dönmüş ve dere köyü yakınında bir tepeye yerleşmiş. Günün birinde ölen Karacaoğlan'ı, ilçe halkı aynı yere gömerek burayı türbe yapmışlar. Karakız, Karacaoğlan'ın ölüm haberini alınca, babasının obasından ayrılarak Karacaoğlan'ın mezarının başına koşmuş ve ağlaya ağlaya üzüntüsünden burada ölmüş. Bu acıklı olay karşısında duygulanan köylüler, sağ iken beraber olamayan iki sevgilinin, öldükten sonra beraber olacaklarına inandıkları için, Karakız'ın mezarını Karacaoğlan'ın yattığı yerin karşısındaki tepeye yapmışlar. O gün bu gündür, Çukur tepesindeki mezarından Karakız'ın; diğer tepedeki mezardan Karacaoğlan'ın ruhları, her gece el ayak çekildiğinde çıkar. Ortadaki ovada buluşurlarmış.   ... Devamı

14 06 2006

Karacaoğlan

      Türk halk şairi. Etkileyici bir dil ve duygu evreni kurduğu şiirleriyle Türk halk şiiri geleneğinde çığır açmıştır. 1606' doğduğu, 1679'da ya da 1689'da öldüğü sanılmaktadır. Yaşamı üstüne kesin bilgi yoktur. Bugüne değin yapılan inceleme ve araştırmalara göre 17.yy'da yaşamıştır. Nereli olduğu üstüne değişik görüşler öne sürülmüştür. Bazıları Kozan Dağı yakınındaki Bahçe ilçesinin Varsak (Farsak) köyünde doğduğunu söylerler. Bazıları da Osmaniye ili Düziçi ilçesinin Farsak köyünde doğduğunu söylerler Gaziantep'in Barak Türkmenleri de, Kilis'in Musabeyli bucağında yaşayan Çavuşlu Türkmenleri de onu kendi aşiretlerinden sayarlar. Bir başka söylentiye göre Kozan'a bağlı Feke ilçesinin Gökçe köyündendir. Batı Anadolu'da yaşayan Karakeçili aşireti onu kendinden sayar. Mersin'in Silifke, Mut, Gülnar ilçelerinin köylerinde, o yöreden olduğu ileri sürülür. Bir menkıbeye göre de Belgradlı olduğu söylenir. Bu kaynaklardan ve şiirlerinden edinilen bilgilerden çıkarılan, onun Çukurova'da doğup, yörenin Türkmen aşiretleri arasında yaşadığıdır. Adı bazı kaynaklarda Simayil, kendi şiirlerinden bazısında ise Halil ve Hasan olarak geçer. Akşehirli Hoca Hamdi Efendi'nin anılarına göre Karacaoğlan yetim büyüdü. Çirkin bir kızla evlendirilmek, babası gibi ömür boyu askere alınmak korkusu ve o sıralarda Çukurova'da derebeyi olan Kazanoğulları ile arasının açılması sonucu genç yaşta gurbete çıktı. İki kız kardeşini de yanında götürdüğünü, Bursa'ya, hatta İstanbul'a gittiğini belirten şiirleri vardır. Yine bu... Devamı

19 04 2006

Mut ve Karacaoğlan

      Büyük bir halk şairi olan Karacaoğlan'ın hayatı üzerine yapılan araştırmalarda kesin bir bilgi yoktur. Son yıllarda yapılan araştırmalarda ve şiirlerinde yapılan incelemelerden onun 1606 da doğmuş 1670 yılında ölmüş olduğu tahmin edilmektedir Her ne kadar doğduğu yer bilinmiyorsa da öldüğü ve mezarının bulunduğu yer bellidir. Kendisinin Güney Anadolu'da yaşayan Türkmen aşiretinden olduğu daha doğrusu İçel'li olduğu muhakkaktır. Şiirlerinden anlaşıldığı kadarıyla kendisi pek çok yer gezmiş, aşkı ve tabiat sevgisini yaşadığı hayatı, çağının konuşma dili ile öztürkçe olarak işlemiş ve anlatmış bir halk şairidir.        Bugün kesin olarak bilinen bir şey varsa o da mezarının İçel'in Mut İlçesi'ne bağlı Karacaoğlan Köyü'ndeki Karacaoğlan tepesinde Karacakız tepesi ile karşı karşıya olduğudur. Mezar 1997 yılında anıt mezar haline getirilerek ziyarete açılmıştır. Karacaoğlan aynı zamanda tarihte heykeli dikilen, bilinen ilk ozandır. Mersin'in Mut İlçesine Hemşerimiz Heykeltıraş Prof.Hüseyin GEZER tarafından yapılan heykeli 8 Haziran 1973 günü dikilmiştir. YÖREDE ONUN ŞİİRLERİNDEN PEK ÇOĞU HALK ARASINDA SÖYLENİR BAZILARI TÜRKÜLEŞTİRİLMİŞTİR: Dört kitaptan başlayalım elife Bir isim yazılmış kuldan ziyade İbrişim saçında eğmeli zülüf Sırmalar karışmış telden ziyade Eğdirme kaşını, bakmam yüzüne Ben gibi ataşlar düşsün özüne Yemesem, içmesem baksam yüzüne Şekerden kaymaktan, baldan ziyade Kaşların göz ile eyliyor cengi Söyleşir yavrular, koç yiğit dengi Çiçekte, meyvede yoktur menendi Laleden kırmızı gülden ziyade Aşık da aşığı zor ile yıkmaz Ölse de aşığın hiç... Devamı